Ayla Cebeci: İslâm’ın Gerçeklerini Anlamış, Çağın Hakikatlerini Bilen Bir Müslüman, Sanatla Yoğrulmuş Çelikten Bir Ülkücü

Ayla Cebeci: İslâm’ın Gerçeklerini Anlamış, Çağın Hakikatlerini Bilen Bir Müslüman, Sanatla Yoğrulmuş Çelikten Bir Ülkücü

Türkiye’m şairinin müellefi Doç. Dr. Dilaver Ccbeci’nin eşi Ayla Cebebi ile Dilaver Cebeci’yi konuştuk.

Murat Açıkgöz – Mahmut Coşkun

“Türkiye’m” şiirinden bahsetmeden geçmeyelim. Bizim için hep çok önemli bir yerdeydi zaten, şu anda da tüm ülke için çok önemli bir yerde. Yazılma sürecinden, bestelenmesinden bahseder misiniz?

Türkiye’mi on yedi, on sekiz yaşında yazmış lise çağlarında. Mustafa Yıldızdoğan, on sekiz yaşlarında iken abisi Dilaver’ in bir kitabını hediye etmiş, o da Türkiye’mi görmüş, demiş ki ben büyüyünce -zaten saz da çalıyor- ben bunu bestelemek istiyorum demiş ve bestelemiş. Zaten onunla meşhur oldu çocuk. Çok da güzel bir şarkı oldu. Ülkücülerin en büyük talihsizliği ne biliyor musunuz? Dinci ya da komünist olmamalarıdır. Çünkü sömürdükleri bir şey yok. Neyse oralara girmeyim. Yani nihayetinde, hak ettiği iltifatı şimdi görüyor şarkı.

Hoca Din Kültürü öğretmenliği yapmıştı. Ondan bu sözleri duymak zamanının ilerisinde bir fikir adamı olduğunu gösteriyor. Kadın İslam’da da Türk kültüründe de ailenin temel direği, hocanın öğütlerini aldık başımız üstüne koyduk. Bu konuda başka özellikle belirttiği bir şey var mıydı?

Elbette var, bakın bunu belki de ondan başkasından duymamışsınızdır Bacım bacım demeyin birbirinize, bacım derseniz birbirinizle evlenemezsiniz. Ülkücü, ülkücü ile evlenir. Hakkın çizdiği ölçülerde yaşar, aşırılığa kaçmaz, hem ülküdaşı bilir hem de evdeşi bilir, derdi.

Bu röportaj,  Yarın Dergisi 5. Sayı (Nisan – Mayıs 2018) tarihinde yayımlanmıştır. Röportajın tamamına Yarın Dergisinden ulaşabilirsiniz.

Paylaş
Yorumlar